25 Nisan 2012 Çarşamba
4 Kasım 2011 Cuma
Yerel Müzik Aletleri
İnsanların dünya üzerine yayıldıkça farklılaşmaları sadece tenlerine, boylarına, huylarına yansımıyor. Kültürler de farklı coğrafyalar, şartlar altında başkalaşıyorlar. Yerel müzik aletlerinin farklılıkları kültürlerin farklılığına, insanların farklı kültürlerin etkisinde var ettikleri müzikal kaynaklarını anlayabilmek için özel ve önemli. Bu hususta okunmaya değer bir şeyler söylemek için gerekli bilginin neredeyse hiçbirine sahip olarak ben, en azından bugüne kadar bilmediğim ya da yanlış bildiğim birkaç enstrümanı ve sesini öğrenmek istedim. Seçtiğim enstrümanlar tamamıyla rastgele, seçimlerimde bir bütünlük, bir nedensellik mevcut değil. Zimbabve, İsveç, Slovakya, Peru ve Madagaskar'dan beş farklı enstrüman ile huzurlarınızdayım;
mbira
Bir Afrika enstrümanı, Afrikanın farklı yerlerinde, farklı türleri kullanılmakta ancak çıkış yeri Zimbabwe olarak bilinmekte. Solda son dönemlerde kullanılan profesyonel mbira'lara örnek bir adet görebilirsiniz Esasında mbira'nın babası diyebileceğimiz "Mbira Dzavadzimu", yani "Ataların Sesi" Basitçe bal kabağının içine sabitlenmiş metal tarakların gerilip bırakılması ile ses veriyor.Mbira için vurmalı denemez, telli değil, evet tuşlu bir çalgı ama tuşa basmakla yetinmiyorsunuz, bas-bırak gibi bir yöntem kullanıyorsunuz. Basit ve etkileyici bir Afrika çözümü.. Mbira sesini duyabilmek için seçtiğim eser Zambesi adında bir Afrika türküsü,
Drejelire
Fujara
Fujara, Slovakya'lı çobanların geleneksel çalgısıdır. 160cm ile 200cm arasında değişen boyutlarıyla inanılması güç büyüklükte bir flüttür. Her bir el için üç deliği vardır. Çobanların kurttan, kuştan korunmak için taşıdıkları değneklerin içlerini oyarak bu müzik aletini icat ettiklerini düşünmek ne kadar aptalca ise, bir o kadar da gerçek olabilir. Fujara 18. ve 19. yüzyıllarda yaygınlaşmaya ve festivallerde kendisine yer bulmaya başlamıştır. UNESCO'nun dünya kültür mirası listesinde yerini almıştır Slovak çobanlarının içli türkülerinden biri ile bu ilginç enstrümanın sesine bırakıyoruz kendimizi. üç deyince... bir, iki üç;
Cajon
Evet, bu bir müzik aleti. Kimilerinin dikkatini önceden çekmiş olabilir. Üzerine oturularak çalılan bu aleti sıklıkla flamenkocular kullanmakta ve İspanyol müziğine, kültürüne ait bir enstrüman izlenimi yaratmakta. Esasında Peru'nun yerel çalgısı "cajon" türkçede "kahon" olarak okunuyor. Örneğimizdeki cajon'un üst kısmı görüldüğü üzere plywood'dan yapılmış. Vurulan orta kısmı daha ince bir tabakadan yapılıyor olmalı. Kutunun içerisinde, cajon'un çeşiterine göre teller, ziller benzeri sesi çeşitlendiren etkenler bulunmakta. Bu tip bir aletin akorunu da tabii ki ön plakasının vidalarını sıkıp gevşeterek yapacaksınız.
Valiha
Valiha, yerel Madagaskar çalgısı. Bambunun etrafına örülmüş gibi gerilmiş metal teller ile ses vermekte. Görünümündeki Afrika etkisi enstrümanın sesinde de mevcut. İlginçtir, modern valiha tellerini bisikletlerin fren kablolarından yapıyorlarmış. Kabloları tel tel ayırdıklarında hepsi valiha'nın başka bir teli oluveriyormuş. Afrika'nın fakirliğinde enstrümanı bisiklet fren tellerinden yapmak oldukça anlaşılır bir tercih olmuş. Bir valiha ustasıyla bugünlük bu kadar olsun;3 Kasım 2011 Perşembe
Hinduizm'in Rengarenk Tanrıları
Hinduizm yeryüzünün en eski ve 900.000.000 inananıyla en kalabalık üçüncü dini. Kimin var ettiği bilinmiyor. Hindistan gibi bir coğrafyada doğmuş, "semavi" olarak bilinen dinlerden oldukça farklı. Esasında bu inanç sisteminin bir tanrısı yok, onun yerine tanrıya ulaşmada size yol gösterebilecek 37.000 küsur tanrısı var. Hindistan tarihindeki efsanevi şahsiyetlerin zamanla tanrılaştığını söylemek abes olmayacaktır. Bunların rengarek tasvirleri var, mitolojik derinliği bir kenara sadece tasvirlerini seyretmek bile eğlenceli;
Sağda ve solda görmekte olduğunuz tanrı Shiva, ya da Şiva. Sağdaki tasvirini görmüş olma ihtimaliniz daha yüksek Shiva "god of destruction" olarak geçmekte. yıkım ya da yok ediş olarak çevrilebilir. Hangisi daha doğru bilemiyorum. Alnında üçüncü göze sahiptir. Ay yıldız kendisine ait sembollerdendir. Brahma ve Vishnu ile birlikte Hindu üçlemesini oluşturur.
Solda Sarawati öğrenmenin, müziğin ve sanatın tanrıçası. dört kolu ve sidarı ile karşımızda.
Sağda ise Lakshmi, zenginlik ve refah tanıçası. Filler zenginlik ve refah ile ilşkilendirilmiş. yine lotus çiçeği üzerinde .
| İndra Savaş Tanrısı |
| Parvati Güç Cesaret Tanrıçası |
| Yama Ölüm ve Adalet Tanrısı |
| Kali, Şeytanın katili |
| Surya, Güneş Tanrısı Yama'nın Babası |
| Krishna, Büyükbaş Hayvanların Koruyucusu Vishnu'nun Reenkarnasyonu |
![]() |
| Rama Adil Yönetimin Sembolü Vishnu'nun Reenkarnasyonu |
| Ganesha Bilgelik ve İyi Talih Tanrısı Parvati ve Shiva'nın çocuğu |
![]() |
| Murugan, Ovaların Koruyucusu Parvati ve Shiva'nın çocuğu |
28 Ekim 2011 Cuma
56
Gündemimizdeki herkesin işine geldiği gibi, işine gelen kısmını algıladığı, esasında toplumun temellerine kadar işlemiş ırkçılık, ayrımcılık, ötekileştirme üzerine söylenecek daha güzel bir söz yok. Sistemin bizatihi kendisi ırkçılık, ayrımcılık, ötekileştirme ve tek tipleştirme üzerine kurulu iken sistemin kendi çarpıklıklarından ziyade canının istediği kısmına çemkirenler için güzide bir tavsiye.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




