2 Ağustos 2011 Salı

Ay yıldızının Öyküsü; Konstantinapolis'ten, Libya'ya

Evet, gördüğünüz şey bir bayrak ama ne bir Türki topluma, ne de İslam'la yakından uzaktan alakası olan bir topluluğa ait değil. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin kullandığı bayrak ile benzerliği ile tek bağı coğrafi  temelli kültürel olabilir. Bu bayrak, Bizans olarak bildiğimiz devletin başkenti, Konstantinapolis şehrinin sancağı olarak kullanılmış. Bizans'ın ay yıldızı kullanmasında Roma ile olan bağlarının payı çok büyük. Ay ve yıldızın iki ayrı  tanrıyı sembolize ettiğini anlatan iddialara kolaylıkla ulaşılabiliyor. Bizans ya da genel olarak Roma coğrafyasının çok tanrılı antik dinlerinden Hristiyanlığa geçişleri, herhangi din değişimi gibi, önceki kültürlerini tamamen ret ederek olmuyor. Sancakta, paraların üzerinde kendisine yer bulan, iki tanrıyı sembolize eden ay yıldız 1300'lü yılların başında Mora'da bir klisede bir aziz'in elinde kendisine yer bulabiliyor. Tabii ki Türkler ay-yıldız ile bağlarını sadece Bizans'a borçlu değiller. Ay yıldız Doğu Akdeniz'de ve Orta Asya'da sıkça rastlanabilen bir sembol. Kullanımına milattan önce 13. yy ila 6. yy arasında rast gelinmiş.

Azımsanamayacak kadar fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının Ay yıldız'lı bayrağın Cumhuriyet öncesinde de kullanıldığından bihaber olduğunu tahmin ediyorum. Osmanlı bayrağına dair tek bildikleri üç hilal. Halbuki öyle değil. İkinci bayrağımız Osmanlı Devleti'ne ait ay yıldızlı bayrak, 1844 yılında, Tazminat reformunun bir parçası olarak, Osmanlı Devleti resmi bayrağı olarak kabul edilmiş. Osmanlı donanması bayrağından esinlendiği söylenmekte. Osmanlı'nın kendisini Roma'nın varisi görme iddiasının bu bayrak benzerliğinde payı var mıdır, bilmiyorum. Emin olduğum şey, şans eseri ortaya çıkmışsa dahi bu  benzerliğin bir manası var. Osmanlı Devleti belki bu bayrağı hem Orta Asya'daki atalarının hem de kendilerini varisleri saydıkları Doğu Roma'lıların kullandığını bildiği için seçmiştir.


1299 yılına ait olan bu çizimde kovalayanlar yani soldakiler Moğollar, kaçmakta olanlar yani sağdakiler ise Memlüklüler. Osmanlı'nın beylik olarak kuruluş yılına denk gelen bu çizimde Memlüklülerin de flama olarak ay  yıldız kullandığı görülüyor. Mısır merkezli Memlüklülerin Ay yıdızı seçme sebeplerini bilmiyorum. Belki Roma kültüründen, belki Türk kültüründen, belki debambaşka bir yoldan edindiler. Onlar da ay ve yıldızı simge eylemiş yönetimlerden.



Görmüş olduğunuz siyah al yıldızlı bayrak Türk Ulusalcı Anarşistlerine ait değil. Bu arada Türk ulusalcı anarşist'i tabiri ne kadar fantastik olduysa bir o kadar da gerçek olabilir, kendinizi hazırlayın. Konuya dönelim. Bu bayrak Libya'yı oluşturan 4 ana bölgeden Sirenayka Emirliğine ait. 1949 - 1951 yılları arasında Trablusgarp'ın doğusunda yer alan bölgede var olmuş yönetim tıpkı Tunus ve Cezayir gibi ay ve yıldız içeren bayrak seçmiş. Sanırım bu seçimi tamamen Osmanlı geçmişine bağlayabiliriz.

1938 - 1939 yılları arasında Hatay'da öyle ya da böyle var olmayı başarmış, varlığını Türkiye Cumhuriyeti'ne katılarak sonlandıran Hatay Devleti bayrak seçimi ile bile gelecek için niyetini açık seçik ortaya koymuş. Hani bir bayrak renkleriyle, üzerindeki simgeleri ile başka uluslara, devletlere tabii ki ilham verebilir ancak bu denli kopyacılık yaratıcılık eksikliğinden başka bir şey değil. Sanarsın bu bayrağı dizayn eden kişi, "ilerde yıldızın içini sprey boya ile doldururuz, boşuna masraf olmasın." diye düşünmüş.






Son bayrağımız öncesinde Can Dündar'ın 7 Kasım 2003 tarihli yazısından bir alıntımız var;


"Yıllar önce Celal Bayar'ın damadı Ahmet İhsan Gürsoy'dan dinlediğim bir anıyı burada nakletmekte yarar var. Gürsoy'un anlattığına göre Atatürk, 30'lu yıllarda Türk bayrağını da değiştirmeyi düşünmüş. Çünkü ayyıldız simgesinin Osmanlı'yı ve Arap dünyasını çağrıştırdığına inanıyormuş. Türklere yeni bir ulusal kimlik kazandırmaya çalışırken, ona İslamiyet öncesi köklerini hatırlatan bir bayrağın yakışacağını hesaplamış ve Göktürk'lerin bayrağını düşünmüş. O proje gerçek olsaydı, bugün Türk bayrağında ne olacaktı biliyor musunuz: Mavi fon üzerinde yeşil bir kurt profili..."


http://www.milliyet.com.tr/2003/11/07/yazar/dundar.html

Yazıdaki iddia ne kadar ciddi bilemiyorum. Kendi adıma iyi ki hayata geçmemiş. 

Bayrağın bugünkü halinin bu coğrafya'da yaşayanların çağları aşan geçmişleri ile bir şekilde bağ kurabilmelerinde küçük de olsa payı var diyebilir miyiz? İstanbul'da yaşayan bir Rum Ay yıldıza baktığında bu şehrin hala çok az da olsa Konstantinapolis olabildiğini düşünmesi abes mi? Bu tarihi milattan önceye dayanan kültürel figürde dahi insan kanı görmek isteyenleri bir kenara koyup figürün uğradığı ilginç yerlere bakmaya çalıştım. Bayrakları bayrak yapanların sadece bayrak imalatçıları olduğunu, toprğın uğrunda ölen insan varsa utanmak zorunda olduğunu tekrar ederek sonlandırmak istedim.

4 yorum:

  1. gerçek şu bu simge Bizanstan ve Romadan daha eski pagan Anadolu inancına Kibele kültüne kadar uzanır

    YanıtlaSil
  2. gerçek şu bu simge Bizanstan ve Romadan daha eski pagan Anadolu inancına Kibele kültüne kadar uzanır

    YanıtlaSil
  3. Bence bayrağa din figürü eklemek.. Laik bir yapıya uygun değil.. Ülkenin bugün bu hale gelmesinin bir nedeni de laik sistemin bu ülke üzerine neredeyse etkisiz olmasıdır..

    YanıtlaSil
  4. Bence hilal ile yıldız simgesi, güneş tutulma anındaki bir olaydır. Daha eski simgelerde yıldız yerine nokta bulunmakta olduğu görünmektedir. örneğin Etrüsk bazı eşyada, köktürk'in bazı eşyasında bu simgeden vardır.

    Bu simge güneşi tanrıçasını (örneğin ra) engelleyen bir güneş olduğu gösteriyor. Örneğin anadoludaki kadeş savaşı (MÖ: 1274) ramses II ile hititlerin savaşında mısırlar yenilmiştir. (ra yenilmiştir.)

    YanıtlaSil